TR Hata Tekstil Bilgilendirme Detayı
Tekstil bilgilendirmesi ile ilgili detaylar aşağıda yer almakta.
Öko 100

KALİTE KONTROL:

Oeko-Tex Standart 100 ile Tekstil, İnsan Sağlığına Uygun ve Çevreyle Dost

Oeko-Tex Standart 100, ortaya koyduğu standartlarla tekstil ve hazır giyim ürünlerinin insan sağlığına zarar vermemesi ve çevreyle dost olmasını sağladı.



Dünyanın birçok yerinde ve bütün Avrupa’da Oeko-Tex etiketi büyük dikkatle üretilen ve dolayısıyla insan sağlığı açısından risk oluşturmayan konfeksiyon ve tekstil ürünlerini ifade etmektedir. Zürih’teki International Oeko-Tex Genel Sekreteri Raimar Freitag’a göre Öko-teks belgelendirme programının başarısı o kadar büyük olmuş ki bugün dünya genelinde 7,000’in üzerinde tekstil üreticisi programa katılmış.
Oeko-Tex etiketinin kaynağını 1980’lerin sonunda Viyana’da Avusturya Tekstil Araştırma Kuruluşu’nda geliştirilen zararlı maddelerle ilgili ‘ÖTN 100’ test programı (Avusturya Tekstil Normu) oluşturruyor. Kuruluş tekstil, giysi ve yer kaplamalarını test ediyordu ve 1991 itibarıyla on şirket bu test sistemine katılmıştı. 1992’de bu erken başarı geliştirilerek ve benzer programa sahip güçler birleştirilerek – Tekstil Ekolojisi alanında Uluslar arası Araştırma ve Test Birliği olan Almanya’daki Hohenstein Kuruluşları ‘Oeko-Check’ sistemini geliştirdi- Oeke-Tex sistemi sunuldu.
1955’de bir Alman dokuma şirketinde çırak olarak işe başladığından beri, geçen yıl endüstrideki 50. yılını kutlayan Oeko-Tex Genel Sekreteri Raimar Raimar hayat boyunca edindiği bilgi ve deneyimleri şu anki konumunda kullanabiliyor. Raimar, 1960’ların sonunda iplik, dokuma ve kalite kontrol konularında uzmanlaşan danışman mühendis olarak çalışıyordu ve 1981’de İsveç tekstil test kuruluşu olan Testex’in genel müdürü oldu.


Test Sistemi

Oeke-Tex Standard 100 belirli zararlı maddeler için yapılan analitik testleri içerir ve bilimsel değerler temel alınarak sınır değerler vermektedir. Şu an için kriter kataloğu 100’ün üstünde parametreyi içermektedir. Test kriterleri bağlayıcıdır ve her yıl elde edilen bulgular doğrultusunda geliştirilmektedir. Bir bütün olarak ele alındığında ulusal yönetmeliklerin üstündedir ve üretici ülkelerdeki değişen çevre standartlarına karşı şeffaflık ve karşılaştırılabilirlik açısından avantaja sahiptir.
Oeke-Tex etiketine sahip tekstil ürünleri nerede üretilmiş olursa olsun cilde dost özelliklere sahiptir ve fonksiyonellik, bakım özellikleri veya görünümden taviz verilmemiştir.
Zararlı maddeler için yapılan Oeke-Tex testleri işlem zincirinin her aşamasında (hammadde, iplik, kumaş, bitmiş ürün) yapılmaktadır ve her zaman söz konusu aşamadaki tekstilin hedeflenen amacı temel alınarak gerçekleştirilir. Ürün cilde ne kadar çok temas ederse karşılanması istenen gereklilikler de o kadar fazla olmaktadır. Buna uygun olarak, tüm test sisteminin en sıkı sınır değerleri bebek giysileri için uygulanmaktadır (Oeko-Tex ürün sınıfı I), bunu deriye yakın giyilen tekstil ürünleri (PC II, örneğin iç giyim), deri ile direkt teması olmayan ürünler (PC III, örneğin ceket, kaban) ve mefruşat malzemeleri (PC IV, mesela perde, masa örtüsü) izlemektedir.
Standardın belirlediği gerekleri karşılayan ürünü üreten şirket ürününde ‘Tekstil ürününde güven- Oeko-Tex Standard 100’e uygun olarak zararlı maddeler için test edilmiştir’ etiketini veya tescilli markasını kullanabilir. Freitag standartın gelişimi için genellikle yanıltıcı bir terim olan ‘ekolojik ürün’ kavramının temel alındığını söyledi. “Örneğin, sadece ağartma yapılmadan üretildiği ve doğal boyalarla boyandığı için ‘doğal tekstil’ olarak yapılan bir tanımlamadan çevreye dost olduğu anlamı çıkarılabilir” diyerek Oeke-Tex Standard 100’un önemini vurguladı.
Ekoloji üç ana başlık altında toplanmaktadır:
1. İnsan Ekolojisi
Bu başlık tekstil ürünlerinin son kullanıcı tarafından kullanıldıkça nihai ortamlarındaki etkilerini ele alır ve ürünleri tüketiciye zarar verme potansiyeli olan toksik maddeler açısından sorgular. Bir ürün eğer ekolojik avantaja sahip olarak tanıtılacaksa insan ekolojisi yönü sorgulanması gereken ilk konu olmalıdır.
Ayrıca test için kullanılan kriterler uluslararası pazarlarda tüketicinin güvenini kazanmalıdır. Oeke-Tex 100 standardı bu ihtiyacı karşılamak üzere özel olarak geliştirilmiştir.

2. Üretim Ekolojisi
Bu madde elyaf üretiminden bitmiş ürünün dikimine kadar bütün üretim aşamalarını kapsamaktadır. Üretim işlemleri hava kalitesi, atık ve gürültü üretimi gibi konularda uygun kriterleri karşılamalıdır. Başından sonuna kadar üretim işleminde kullanılan komplike ve genellikle global, çok bileşenli tedarik zinciri nedeniyle, üretim ekolojisi açısından son ürünü incelemek oldukça güçtür.
Oeko-Tex 100 Standartı üretim teknolojisi konusunu ele alır ve denetim işlemi yoluyla üreticilere ölçülebilir ve kontrol edilebilir ‘çevreye dost’ üretim işlemlerini belirlemek amacıyla geliştirilmiştir. Üretim aşamaları, yasaklanan kimyasal maddeler ve zarar verici imalat işlemleri gibi alanları gösteren sınırlayıcı kriterlerini karşılamak zorundadır.

3. Atık Ekolojisi
Ürünün yararlı kullanım süresini doldurduktan sonra atılması, uygun geri kazanma yöntemlerinin yanında ürünün doğal biyolojik bozunmasını da içerir. Atık ekolojisi için takip daha da karmaşıktır, çünkü yakma veya endüstride kullanılan ve biyolojik olarak bozunan malzemelerde izin verilmeyen maddeler gibi bazı atık teknikleri hakkında sonuçlanmamış noktalar bulunmaktadır.
Tekstil ürünlerinin atığının önemli problemler yarattığı düşünülmüyor. Atılan tekstil ürünlerinin büyük çoğunluğu ya tekrar kullanıyor, veya yeniden işleme sokuluyor ya da onaylanmış yöntemlerle atılıyor, sadece küçük bir oran evsel atık olarak görülüyor. Ayrıca, Oeko-Tex 100 standartına uyan tekstil ürünleri evsel atık olarak çevreye tehdit oluşturmazlar.


Üyelik

Japonya, Yunanistan ve Macaristan’daki üç birlik üyesine ilaveten Oeko-Tex birliğinin Avrupa’da her biri bağımsız, tekstil ürünleri test etme ve araştırma kuruluşu olan 11 üyesi vardır.
Freitag’ın gözlemine göre sertifikalı şirketler açısından Almanya hala lider konumda. Alman Oeko-Tex Belgelendirme Merkezi Başkanı Jutta Knels tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre ana sektörlerdeki (iplik, kumaş ve apre) Alman tekstil şirketlerinin %64’ü ve ev-tekstili sektöründekilerin de %57’si Oeke-Tex sistemine katılmıştır. Ayrıca konfeksiyon imalatçılarının %38’i özellikle bebek ürünleri ve cilde yakın giyilen ürünlerde Oeko-Tex kataloğunun gereklerini karşılamaktadır.
Sertifikalı şirketler açısından Çin bugün ikinci sıradadır, endüstrisinin büyüklüğü ve Avrupa ve Japonya’ya yaptığı ihracat düşünüldüğünde bu çok şaşırtıcı değildir.
Raimar Freitag “Üretim açısından Çin’deki şirketler kendilerinden istenen herşeyi yapacaklar ancak diğer taraftan ABD bugüne kadar Oeko-Tex belgelerinin sadece %1’ine sahiptir. Amerikalı üreticiler bu tip şeylerle ilgilenmiyor. Bu açıdan Avrupa’nın en azından 10 yıl gerisinde olduklarını söyleyebilirim” diyor.


Uluslararası İlgi

Uluslararası ilgi konusunda “Uluslararası düzeyde uygulanabilirliği ve yaygınlığı nedeniyle Oeko-Tex Standart 100 test kriterleri yıllardan beri tekstil endüstrisinde zararlı maddelerin kullanımını başarılı şekilde engellemede ve potansiyel zararlı maddelerin de daha hassas şekilde kullanılmasında rol oynamaktadır. Standart, perakende sektörüne kadar, satış ve sevkiyat koşulları için gerekenleri de sunmaktadır” diyen Fraitag, Oeko-Tex setifika proğramına dahil olmayan şirketlerin insan ekolojisinin kalite düzeyini indirekt olarak etkilediklerini belirtiyor.

alıntı


09.12.2009 12:56:00
Copyright © 2006 - 2010 . Tüm Hakları Tekstilrehberim Bilişim Hizmetlerinde Saklıdır. (Hizmet Sözleşmesi)