TR Hata Tekstil Bilgilendirme Detayı
Tekstil bilgilendirmesi ile ilgili detaylar aşağıda yer almakta.
Ekoteks

EKOTEKS
Ekoteks konusu; giydiğiniz elbiseler ve teniniz arasında mikroklimatik bir ortam var. İnsanlar hareket ettikçe terler, bu bir tür soğutma mekanizmasıdır. Giydiğiniz kıyafetlerin içindeki katkı maddeleri terlediğiniz zaman ter vasıtasıyla vücutla temasa geçer. Eğer kıyafetinizi oluşturan malzemeler sağlıklı değilse bu sizi olumsuz etkiler.
Avrupa’da insanlar; kıyafetlerindeki bu kanserojen maddelerin olup olmadığına dikkat ediyor. Bu yüzden ekoteks standartlarını koymuşlar. Türkiye’de bu sadece Avrupa’ya ihracat yapılacağı zaman, Avrupalılar ekoteks standartlarını sorduğunda düşünülüyor. Bu standartlar sadece bir belge gibi görülüyor, o zaman bile kendini düzeltme eğilimde bir davranış sergilenmiyor. Hep kolay çözümlerin peşindeyiz, bu da yine eğitim eksikliğinden kaynaklanıyor.
Ekoteks Laboratuarının çalışmaları
T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Kosgeb Küçük ve Orta Ölçekli Sanayi Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı'ndan Odamıza intikal eden bir yazıda; T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ilee Avrupa Birliği ortak projesi olan, Kosgeb Ekoteks Laboratuarı analiz amacıyla örnek kabul etmeye başlamıştır. Eko-Teks 100 Standartları ve seçilmiş fiziksel testlerin yapılabildiği Ekotekstil laboratuarından faydalanabilmeye esas döküman, tarife ve talep formu örneği ekte sunulmaktadır.
Kobiler ve büyük ölçekli üretici ve ihracatçı firma taleplerinin karşılanmasına yönelik faaliyette bulunacak olan söz konusu laboratuar destek ve olası isteklerle ilgili olarak her türlü öneriye açık Ekoteks Laboratuvar, kurulduğu 1998 yılından bu yana uluslararası geçerliliği olan bağımsız bir laboratuvar olarak tekstil sektöründeki hizmetlerini arttırarak sürdürmektedir. Türkiye'nin ihracat lokomotiflerinden İHKİB (İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği) tarafından 5 milyon USD'lik başlangıç yatırımıyla 1800m2 alan üzerine kurulan Ekoteks Laboratuvarı, uluslararası standartlarda, güvenilir, hızlı ve kaliteli servis sağlamaktadır.

Öncelikli kuruluş amacı, ihracat yapan firmalara en kısa zamanda, test maliyetlerini en düşük seviyede tutarak hizmet vermek, ayrıca tekstil ürünlerinin kalitesini istenen seviyeye yükseltmeye ve sürekliliğini sağlamaya yönelik önemli katkıda bulunmaktır.

Ekoteks eğitimli, deneyim sahibi ve dinamik kadrosuyla verdiği güvenilir sonuçlarla, insan sağlığı ve çevreye zararlı olabilecek tüm ürün ve kimyasalları kontrol altında tutmayı amaçlayan koruma zincirinin aktif bir üyesi olmaya devam etmektedir.
Fiziksel testler, haslık, görünüm ve baskı testleri, boyutsal değişim , ekolojik testler ,elyaf ve antimikrobial test hizmeti veren Ekoteks, bunların yanı sıra Ürün Kalite Kontrol, Eğitim ve Danışmanlık konularında da sektörel hizmetlerini sürdürmektedir.

Kalite politikası olarak benimsediği “doğru testi uluslararası gerekliliklere uygun olarak en kısa sürede yapmak ve müşteriye güvenilir bir şekilde ulaştırmak” felsefesini kurulduğu günden bu yana kesintisiz olarak sürdürmektedir.

Bugün uluslararası geçerliliği olan Ekoteks, bağımsız bir laboratuar olarak tekstil sektörüne Türkiye’den sonra Mısır Kahire’de açtığı yeni laboratuvarıyla da hizmet vermektedir

AB'NİN VE TÜRKİYE'NİN EKOLOJİK TEKSTİL MEVZUATLARI
Tekstil ürünlerinde ekoloji konusunu ilk kez 1976 yılında yayınlanan 76/69/EEC Konsey Direktifi’nde ele almıştır. Söz konusu direktif ile tekstil ürünlerinde kullanılan bazı ürünlerin zararlı olabileceği belirtilmiştir.
19 Temmuz 2002 tarihli, söz konusu direktifin 19. kez değiştirilmiş şekli olan 2002/61/EC Direktifi ile kanserojen olduğu belirlenmiş 22 adet aromatik arilamine parçalanan azoboyarmadelerin tekstil ve deri ürünlerinde kullanımı ve söz konusu boyarmaddelerle boyanmış tekstil ve deri ürünlerinin pazarda yer alması yasaklanmıştır.
Sözkonusu yasaklanmış aromatik arilaminlerin konsantrasyonda bulunabileceği maksimum miktar 30 ppm’dir. Söz konusu direktif ekinde tekstil ve deri ürünlerine örnek olarak, giysiler, yatak takımları, havlular, peruklar, şapkalar, çocuk bezleri, diğer sıhhi ürünler, uyku tulumları, ayakkabılar ve diğer ayakla ilgili ürünler, eldivenler, kol saatleri, el çantaları, cüzdanlar, evrak çantaları, koltuk kılıfları, boyna takılan cüzdanlar, tekstil veya deriden oyuncaklar, tekstil ve deri giysiden oyuncaklar, son alıcı tarafından kullanılacak olan iplik ve kumaşlar verilmektedir. Bu ürünler insan derisi veya ağzı ile doğrudan ve devamlı temas eden ürünlerdir.
6 Ocak 2003 tarihli ve 76/69/EEC Konsey Direktifi’nin 20. kez değiştirilmiş şekli olan 2003/3/EC Direktifi ile 611-070-00-2 İndeks No’lu blue colourant – mavi boyarmaddenin tekstil ve deri ürünlerini boyamada kullanılması ve pazarda yeralması yasaklanmıştır. Söz konusu boyarmadde 76/69/EEC Konsey Direktifi’nin Ek 1.’indeki listeye de eklenmiştir. 30 Haziran 2004 tarihinden itibaren söz konusu yasaklamanın uygulamaya konacağı belirtilmiştir.
Avrupa Komisyonu 2003/03/EC Direktifi ile 30 Haziran 2004 tarihinden itibaren tekstil ürünlerini boyamada kullanılan krom bazlı azoboyarmaddelerin kullanımını ve pazarlanmasını yasaklamıştır. AB’ye üye ülkelerin tümü bu yasayı kendi yasasına adapte etmiştir.
29 Nisan 2004 tarihli Komisyon Tavsiyesi’nde ise asetonitril, akrilamid, akrilonitril, akrilik asit, bütadien, hidrojen florür, hidrojen peroksit, metakrilik asit, metil metakrilat, toluen, triklorabenzen maddeleri çeşitli üye ülkelerce incelendiği bildirilmiştir. Bu maddelerden hidrojen peroksit (CAS NO:77-22-84- 1, Einecs No: 231-765-0), metakrilik asit (CAS NO: 79-41-4, Einecs No:201- 204-4), toluen (CAS NO:108-88-3, Einecs No:203-625-9 ), trikolobenzen (CAS NO: 120-82-1, Einecs No:204-428-0)’in tekstil terbiye sektöründe kullanıldığı belirtilmiştir. Üye ülkeler tarafından yapılan çalışmalar sonucunda aşağıdaki bilgiler verilmiştir.
Hidrojen peroksit (CAS NO:77-22-84-1, Einecs No: 231-765-0) tekstil ürünleri ağartmada kullanımı esnasında işçilerde deri ve göz irritasyonuna neden olduğu belirtilerek, riskleri sınırlandırmak için özel bir limit değer gerektiği açıklanmıştır. Kullanıcılar açısından ise, hidrojen peroksitin oranı >%5 olursa göz irritasyonu olabilmektedir. Bu sebeple de gene özel bir limit değeri gerekmektedir. Çalışanlar açısından risk değerlendirmesi yapılması gerektiği ifade edilmektedir. Ayrıca, çocukları korumak için 1999/45/EC nolu Avrupa Parlementosu ve Konseyi Direktifi’nin hidrojen peroksit ihtiva eden ev kimyasallarını da içine alacak şekilde genişletilmesi tavsiye edilmektedir. Metakrilik asit (CAS NO: 79-41-4, Einecs No:201-204-4) maddesi ise işçiler için irritasyona neden olabileceğinden belirli bir limit değere ihtiyaç olduğu bildirilmektedir. Çevresel olarak da su ekosistemi için gene belirli bir limit değere ihtiyaç olduğu belirtilmektedir. Komisyon, meslekleri dolayısıyla maruz kalma açısısından Metakrilik asiti sınırlayıcı değer oluşturulmasını önermektedir. işverenin metakrilik asit içeren yapışkanlar kullanımında da pratik, bağlayıcı olmayan bir rehberi göz önüne alması önerilmektedir.
Toluen maddesi kullanan işçilerin akut zehirlenmeye, genel sistemik zehirlenmeye, belirli organ zehirlenmesine, irritasyona neden olabileceği için gene belirli bir limit değere ihtiyaç olduğu rapor edilmiştir. Alıcılar veya müşteriler için akut zehirlenmelere neden olabileceğinden bu maddenin miktarında limit değerlerin olması gerektiği belirtilmiştir. Su ve kara ekosistemi açısından da limit değerlerin gerektiği ifade edilmiştir. Komisyon tarafından, yapışkan ve sprey boyalarda veya kimyasal karışımlarda kullanımında ve pazarlanmasında sınırlamanın düşünülmesi önerilmektedir. Ayrıca 2000/60/EC (su çevre Direktifi) Direktifi’nin X. Ek’inde yer alan öncelikler listesinin tolueni içine alacak şekilde genişletilmesinin göz önüne alınması gerektiği bildirilmektedir, aynı zamanda 76/464/EEC Konsey Direktifi’nin ilgili 2.Liste’sine de yerleştirlmesi önerilmektedir.
1,2,4-Trikolobenzen (TCB) maddesi için de hem işçiler hem kullanıcılar için limit değerler gerekmekte olduğu bildirilmektedir. Ayrıca, su ve kara ekosistemleri için gene limit değerler olması gerektiği belirtilmiştir. Komisyon tarafından, TCB maddesinin ara mamül hali dışında tüm kulanımı ve pazarlanmasında sınırlama düşünülmesi tavsiye edilmektedir. Ayrıca, TCB içeren ürünlerde de kulanım ve pazarlanmasında da kısıtlamalar getirilmesinin düşünülmesi tavsiye edilmektedir.
7 Aralık 1999 tarihli Komisyon Kararı’nda da yumuşak PVC’den yapılmış oyuncak ve çocuk koruyucu ürünlerinin içeriğinde %0.1’den fazla di-iso-nonyl phthalate (DINP), di phthalate (DEHP), dibutyl phthalate (DBP), di-iso-decyl phthalate (DNOP) ve butylbenzy phthalate (BBP) içermesini yasaklamıştır.
AB, azoboyarmaddelerin yanı sıra hazırgiyim sektöründe kullanılan aksesuarların içeriğinde bulunan nikel konusunda da direktifler yayınlamıştır. Nikel konusu, azoboyarmaddelerin konu edildiği 1976 yılında yayınlanan 76/769/EEC Konsey Direktifi’nin 30 Haziran 1994 yılında değiştirilmiş hali olan 94/27/EC’de konu edilmiş ve ekinde insan vücüdu ile temas eden küpe, yüzük, fermuar v.s. g,b, ürünlerde bulunabilecek nikel sınırı belirtilmiştir. 20 Ocak 2000 tarihinde Nikel direktifi AB yasası haline getirilmiştir. 24 Ekim 2000 tarihinden itibaren nikel girişini yasaklayan genelge yayınlanmıştır ve bu genelge ile 1994 tarihli 94/27/EC’nin ekinde yer alan nikel ile ilgili istenen sınırlar uygulamaya konmuştur.
Bu sınırlar:
1. Deri ile temasta olan bir alaşımda nikel oranı %0.05’i geçmeyecek.
2. 1. Hüküm yürürlükte olmak üzere, nikel oranı %0.05’in altında olan malzemenin de deri ile temasında haftada deri yüzeyinin cm 2 ’sine vereceği nikel miktarı 0.05 mikrogram’ı geçemeyecektir.
3. Bu tür malzemelerin üzeri başka mazemeler ile kaplanırsa, en az iki yıl sürece nikelden koruması gerekmektedir. Bunun da test edilmesi gerekmektedir.
Kullanılan nikelin ölçümü ile ilgili olarak gene AB, EN 1810 (atomik absorbsiyon spektrofotometre cihazı ile nikel oranının ölçülmesi), EN 1811 (deri ile temasta malzemenin vereceği oran) ve EN 12472 (korozyon ve aşınma testi) standartları belirlenmiştir. Bu standartlar, AB’ye üye ülkeler tarafından kendi yasalarına adapte edilmiştir.
TÜRKİYE’DEKİ MEVZUAT
İnsan sağlığına zararlı etkilerinin olması sebebiyle, Sağlık Bakanlığı’nın 29.12.1994 tarihli ve 15488 sayılı genelgesi ile, EK-C’de yer alan arilaminlerin yurt içinde deri, tekstil ve hazırgiyim boyahanelerinde boya imali için kullanılması ve yine EK-D’de belirtilen boyarmaddelerin yurt içinde deri, tekstil ve hazırgiyim ürünlerinde kullanılması 1.3.1995 tarihinden itibaren yasaklanmıştır.
Söz konusu olan boyarmaddelerin ithali de 1996/16 sayılı ve 31.12.1995 tarihli İthalat Tebliği ile yasaklanmıştır. Söz konusu tebliğin en son şekli olan 2004/15 sayılı ve 31.12.2003 tarihli İthalat Tebliği EK-E’de verilmektedir.


TEKSTİL SEKTÖRÜNDE STANDARTLAR VE EKOLOJİK GELİŞMELER
Ekolojik tekstil (Eko-Teks) konusu 1990’ların başında ortaya atılmış olup, çevre ve insan sağlığına uygun tekstil üretimini esas almaktadır. Tekstil ürünlerinin tüm yaşam sürecinde, hammaddenin elde edilişinden, ürünün nihai hali ve atık haline kadarki süreçte kullanılan kimyasallar, atık su, işyerinde gürültü düzeyi, baca gazı gibi çevre ve insan sağlığıyla ilgili konular ekolojik tekstil ürünleriyle ilgili çalışmaların ana hatlarını oluşturmaktadır. Pamuk ve diğer elyaflardan mamul, tekstil ve konfeksiyon ürünlerinde elyafın üretimi, elyafın işlenmesi, iplik eğirme, dokuma/örme, ön işlem, boya baskı, apre, yüksek bitim işlemleri, paketleme ve bu süreçte kullanılan malzemeler, kimyasal madde ve ürünün atık hali çevre ve insan sağlığı için zararlı olabilmektedir.
Avrupa Birliği’nde ekolojik tekstil alanında özel etiketlerin sayısı hızla artmaktadır. Özel ve ulusal çevre etiketlerinin sayıca artması, tüketicinin ürünler arasında ayrım yapabilmesini zorlaştırmaktadır. Bazen bu etiketler tamamen bir pazarlama aracı olarak kullanılmakta ve yetersiz olabilmektedir. Avrupa Birliği ülkelerinden Almanya’da mevcut "Öko-tex" etiketi, tekstil ve konfeksiyon ürünleri ile ilgili en fazla kabul gören etiketlerden biridir. “Öko-tex Standart 100” tüm tekstil ürünleri için geçerli düzenlemeleri, kalite kontrolünün oluşturulmasını, test metodlarının tanımını ve uygulama kurallarını kapsamaktadır. Kontrol ve analizler Hohenstein Araştırma Enstitüsü’nde ve birliğe dahil enstitülerde yapılmaktadır. Öko-tex etiketini kullanma hakkı Öko-tex’e üye araştırma enstitülerinden biri tarafından verilmektedir.
Bu standart, insan ekolojisi açısından şüpheli zararlı maddelerin analizlerini içermekte ve sınır değerler öngörmektedir. Bir tekstil ürününün, standartta belirtilen şartları yerine getirmesi durumunda başvuru sahibine “Confindence in textiles passed for harmful substances according to Öko-tex standart 100” (Tekstillerde Güven Öko-tex 100 Standardına göre zararlı madde içermez) yazısı bulunan etiketi kullanma hakkı verilmektedir (1). Eko-Teks etiketi uluslararası güvenilirliği ifade eden bir ekolojik kalite markasıdır.Azo boyar maddelere yönelik araştırmaların olumsuz sonuçlanması gözönünde tutularak Mart 1995 tarihinden itibaren Türkiye'de de sözkonusu boyar maddelerin üretimi, kullanımı ve ithali ile sözkonusu aminlerin boyar madde üretiminde kullanımı yasaklanmıştır.
Ekolojik tekstil, kalite kontrol ve araştırma faaliyetlerinin gerekliliği üzerine İTKİB, önce İTÜ Tekstil Kalite ve Araştırma Laboratuarı ile işbirliği yapmıştır. Ancak, İTKİB bu işbirliği faaliyetini halen Eko Teks Laboratuarı bünyesinde devam ettirmektedir. Ege Bölgesinde ise Ege Üniversitesi laboratuar test hizmetleri vermektedir.
Tüketicilerde çevresel tekstil bilincinin artması ile birlikte; birçok tekstil üreticisi, konfeksiyon imalatçısı ve satıcılarının ürünlerini pazarlarken eko etiketini hatırlatan eko koleksiyonları için zehirli madde bulundurmayan, "çevre dostu", "zehirsiz", "tabii" gibi terimleri eşyalarında kullanarak avantaj sağlamaya çalıştıkları izlenmektedir (2). Eko standartları, üretim ve mamulün çevre ve insan sağlığına zarar vermemesi için gerekli koşulları içerir. Eko-Etiket ise tüketicilerin sağlık ve çevreye olan duyarlılığını artırmak, bu yönde zararlı olmayan ürünleri tercih etmeye yönlendirmek amacını taşır (3). Belirtilmesi gereken bir diğer önemli husus ise, bugün itibariyle CE işareti kapsamında tekstil ve hazır giyim sektörünü ilgilendiren herhangi bir AB direktifinin mevcut olmayışıdır (4).
Tekstil ve Ekolojiye Genel Bakış, Karsinojen ve Alerjik
Etki Yapabilen Tekstil Kimyasalları
Ekoloji veya çevre bilimi doğadaki canlıların birbirleri ve çevreyle olan ilişkilerini inceleyen bilim dalı
olarak tanımlanmaktadır Ekolojik dengenin bozulması sonucunda ortaya çıkan çevre sorunlarının her geçen gün
önem kazanması ve güncelliğinin artması son zamanlarda ekolojinin içeriğini de genişletmiştir.
Amerika Birleşik Devletlerinde başlayan ve son 20 yılda tüm dünyada yaygınlaşan çevre hareketi tekstil sanayiini
de etkilemiştir. Bunun sonucu olarak “tekstil ekolojisi” ortaya çıkmıştır. Eko Tekstil; insan ve çevre sağlığına zarar
vermeden üretilebilen, kullanılabilen ve yok edilebilen kısacası ekolojik dengeyi bozmayan ürünlere denilir.
Bu makalede tekstil ve ekolojiye genel bir bakış ve tekstil sanayiinde kullanılan kanserojen ve alerjik etki yapabilen
boyarmaddeler ve diğer kimyasallar hakkında bilgi verilecektir.
1960’lı yıllarda ABD’ de Flower-Power düşünce
hareketi ile başlayan doğal ürünlerin kullanım yolunun
açılması ve kullanılan kimyasal maddelerin kritik bir
şekilde değerlendirilmesini sağlayan gelişme sonucu
eko tekstil ve eko amblemli ürünler ortaya çıkmıştır
(Grütze, 1996). 1970’li yıllarda sanayinin hızlanması ile
çevre sorunları insan sağlığını ciddi boyutlarda rahatsız
etmeye başlamıştır.
ABD’ de başlayan ve özellikle 1980’li yıllardan
sonra tüm dünyada yaygınlaşan ve 1990’lı yıllarda
yoğunlaşan doğanın korunmasına yönelik çevre hareketi
tekstil endüstrisini de etkilemiştir. Bunun sonucu olarak
“tekstil ekolojisi” kavramı ortaya çıkmış, eko tekstiller
(çevre dostu tekstiller) gündeme gelmiştir
Tekstil ekolojisi, tekstil üretiminde ekoloji, insan
ekolojisi ve atık ekolojisini kapsamakta olup, elyaf
üretiminden başlayarak giysi elde edilinceye kadar olan
tüm üretim aşamalarında çevreye ve insanlara zarar
verilmemesi amacına yöneliktir. Öncelikle Avrupa
Birliği ülkelerinde gelişen tekstil ekolojisi bilinci kitle
iletişim araçlarının da etkisi ile kamuoyunun
gündeminde yer almıştır. Bunun sonucu olarak da
özellikle Avrupa ülkelerinde gittikçe daha çok sayıda
kişi ve kuruluş tekstil ürünlerini ekolojik açıdan
değerlendirmeye başlamıştır. Bu eğilimler sonucunda
bir çok ülkede tüketiciler gerek üretim aşamalarında
gerekse kullanım sırasında çevreye ve insanlara zarar
vermeyen malzeme ve yöntemlerle üretilen, atık
durumuna geldiğinde ise yine çevreye ve insanlara zarar
verilmeden yok edilebilen tekstil ürünlerini, kısacası
ekolojik tekstil ürünlerini tercih etmeye başlamışlardır.

TEKSTİLDE EKOLOJİYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER
-Alerjik Reaksiyonlar; Alman cilt kliniklerinde
yapılan araştırmalar, alerjik reaksiyonların % 2’ sinin
tekstil kaynaklı olduğunu göstermektedir. Özellikle
dispersiyon boyarmaddelerinin kimyasal liflerden
çözülerek kontakt alerjiye neden olduğu bilinmektedir.
70’ li yıllarda literatüre katılan “çorap boyası alerjisi”
(Strumpffarbenallergie) fenomeninin yerini 90’ lı
yıllarda “Leggins-allergien” terimi almıştır. Burada
önemli olan boyarmaddenin ter haslığının yüksek
derecede olmasıdır. Hatch ve Maibach’ a göre 49
boyarmadde temas halinde alerjik reaksiyonlara
sebebiyet vermektedir (Hatch,1984; Hatch, 1985; Hatch,
1995). Burada bahsedilen boyarmaddelerin büyük
çoğunluğu dispersiyon boyarmaddelerdir. 30 mg/L
çözünürlükteki küçük moleküllü boyarmaddeler ve
lipofil olanlar araştırma alanına girmektedir. Ayrıca
yapılan araştırmalar sonucu aromatik aminlere
parçalanabilen azo boyarmaddelerinde bulunan pfenilendiamin
alerjik reaksiyonlara neden olmaktadır
Tekstil boyarmaddelerinin ve yardımcı
kimyasalların toksikolojileri, tekstilde ekolojiyi
etkileyen faktörlerin tespiti, tekstilcileri tekstil
terbiyesinde kullanılan kimyasalların ekolojik etkilerini
incelemeye yöneltmiştir. Ön terbiye, boya-baskı ve
bitim işlemlerini kapsayan tekstil terbiyesinde materyale
istenilen özellikler kazandırmak için kimyasal madde
kullanımının kaçınılmaz oluşu insan sağlığına zarar
vermeyecek düzeydeki limit değerlerin tespit edilmesi
gereğini doğurmuştur.
Tekstil ürünlerinde bulunabilen formaldehit, ağır
metaller, karsinojen azo boyarmaddeleri ve istenilen
haslık değerleri Eko-teks standart 100’ de belirtilmiştir
(Anonim 2002b) Tekstil ürünlerinin çevre dostu
olabilmeleri için standarttaki şartların sağlanması
gerekmektedir.


09.12.2009 12:54:00
Copyright © 2006 - 2010 . Tüm Hakları Tekstilrehberim Bilişim Hizmetlerinde Saklıdır. (Hizmet Sözleşmesi)